Türkiye son normale döndü

Türkiye son normale döndü

CUMHURİYETİN önce günlerinden itibaren değişmeyen hâkim resmi ideolojisi çatırdayan, temelleri yıkılıp yine atılan Ülkemiz’de normalleşme bir çeşitli gerçekleşmiyordu.
Normalleşme çabaları sürerken bir taraftan da iktidar, alışılmadık konularda alışılmadık tavırlar alıp herkesi şaşırtıyordu.
Öte taraftan anlık gözaltılar ve uzunca tutukluluk süreçleriyle sarsılan kolektif şuur, normale ulaşma umudunu yitirmeye başlamıştı. Fakat geçen gün Ülkemiz’nin son normale dönmeye başladığını gösteren bir olay oldu.
Özetle, bu meydana gelen olayla Ülkemiz bir zamandır içinde bulunduğu anormal durumlardan çıkıp normali bir daha yakalayabileceğini gösterdi.
Dün bir kadın öldürüldü… Bunu okuyunca “Eee öldürülmeseydi şaşardık” ya da “Sadece tek mi, acaba ne sebeple bir yandan kaldı sayı?” diye de sorabilirsiniz Okumaya devam et

Diktatörlükten demokrasiye

Diktatörlükten demokrasiye

Bir zamanlar Georges Politzer’in “Felsefenin Basit İlkeleri” isimli kitabı ne türlü devrim inşa etmeye girişmiş Marksist gençliğin el kitabı haline geldiyse, Gene Sharp’ın 88 sayfalık “Diktatörlükten Demokrasiye” kitabı da 21′inci asır devrimci gençliğinin el kitabı olmaya namzet.
Çünkü Sharp, kuvvet içermeyen eylemlerin analizini inşa ediyor ve sivil itaatsizlikle ülkelerdeki güçlülerin ne türlü sarsılabileceğini anlatıyor.
Einstein Enstitüsü’nün kurucusu ve Nobel hediyeyi adayı Gene Sharp, hiçbir ülkede hiçbir liderin gücünün spontane iştirak eden ve özünden meydana gelen bir birşey olmadığını anlatıyor. Bir kuvvetli ne civarı kendisine bazı natürel ve doğaüstü güçler vehmetse de esasında gücü özünden kaynaklanmaz; ona güç verici tek birşey yalnızca kitlelerin onun otoritesine boyun eğmeye hazırlıklı olmalarıdır. Okumaya devam et

Suriye gelişmelerinin perde arkası

Suriye gelişmelerinin perde arkası

SURİYE’yi vurmaya yapılan Abd, son anda olmuş ve sürprizmiş izlenimi verilen bir çıkma inşa etti ve sorunun sulhçu çözümü amaçlı hamle attı. Halbuki tüm bu olanların perde arkasını ve saklı kapılar arkasında dönenleri bildiğinizde meydana gelen bitenin bir sürpriz ya da son dk gelişmesi olmadığını görüyorsunuz.
Ben gerçeklerin açık istihbaratta ya da kamuoyuyla paylaşılan görüntüyü kurtaran konuşmalar ve yazışmalarda bulunabileceğine inanırım, her süre da bunu ararım. Bu kez da bunun gibi yaptığımda Suriye’yle alakalı gelişmelerin perde arkasında son derece enteresan olayların meydana geldiğini gördüm.
Aslında Başkan Obama zaruri olarak vurma kararı verdiği andan bu yana dahi bu hükmünden bir çıkma taktiği (exit strategy) bulunmasını istiysilahlı kuvvetler. Vurma yetkisi kendisinde meydana gelmesine nazaran kongreye demokrasi söylemiyle gidilmesinde bu yasal çıkma taktiği arayışının tesiri vardı. Okumaya devam et

Ufukta evrensel af görünüyor

Ufukta evrensel af görünüyor

İKTİDARIN esasen bir zamandır siyaseten en uyumlu zamanlaması üst kısmına düşündüğü anlaşılan evrensel af ilan edilmesinin yakında gerçekleşmesi ihtimali arttı.
Tutuklanma süreçlerinde yapılmış olan haksızlıklardan dahi daha kocaman haksızlıkların salıverme evrelerinde olma ihtimalinin de meydana çıkması, bazılarının ne sebeple bırakıldığı bazılarının ise ne sebeple bırakılmadığının belli olmaması, bu konuyla alakalı kaos yaşanması, toplumda haksızlık algısının artmasına ve iktidarın adaletsiz bir uygulama içerisinde meydana geldiği kanısının doğmasına sokak açıyor.
Salıverilenler civarı kocaman haksızlıklara uğramış ve uzunca seneler rehin meydana gelen ama tanınmış olmayan binlerce Okumaya devam et

Beyaz Türkleri topluma yük olmaktan anında ortaya çıkarmak ve onları topluma faydalı duruma getirmek amaçlı mütevazı bir öneri

Beyaz Türkleri topluma yük olmaktan anında ortaya çıkarmak ve onları topluma faydalı duruma getirmek amaçlı mütevazı bir öneri

Bilmem uyarı etiniz mi, son zamanlarda ek olarak bariz duruma gelmiş kanayan yaramız, başka bir deyişle bizzat kendilerini “beyaz Türk” olarak tanımlayabilecek kesimler bir çok kez yakıntı halindeler. Onlara bakarsanız memleket elden gidiyor, son tercih ülkenin mahvolduğunun göstergesi, bu ülkede demokrasinin olması olanaksız, bir diktatoryaya gerçek gidiyoruz ve bunu görmeyenler ya aptal veya vatan haini, sürekli tetikte olmak gerekmektedir ve bu AK Parti olarak bilinen tehdide karşın bir çok kez uğraş etmek gerekli. Son tercih neticenine bakıp da halen iyimser açıklar inşa etmeye çalışanlar, “satılmış hain”lerden ibaret, Milletçe TV dışarısında kanal izlemek ve Sözcü dışarısında dergi okumak, “aymazsızlık”veya “edepsizlik”. Evet, bunun gibi düşünmekte meydana gelen bir kesim var, bu da bir gerçek. Okumaya devam et

Güneş Vadisi

Güneş Vadisi

IDAHO’daki Sun Valley (Zamaneş Vadisi), bildiğim kadarıyla dünyanın en iyi yerlerinden biri değil.
Hele enteresan bir koltuk hiç değil, şayet 1983 seneninden itibaren her temmuz ayı içinde hayat medyasının gözü bu Güneş Vadisi’nde oluyor.
Bu alakanın odağında, merkezi New York’ta koltuk alan “Allen and Company” isimli mevduat kuruluşunun tertip ettiği ve her seferinde evrensel basının kocaman isimlerinin katıldığı “Güneş Vadisi Konferansı” koltuk alıyor.
Aklınıza hangi kocaman medya ya da bilişim şirketi gelirse gelsin ya da medyada ile alakalı haberlerini okuduğunuz magazin figürü haline getirilmiş tüm tanınmış yöneticiler daima o toplantıda oluyorlar.
Yöneticilerinin katıldığı bu toplantılardan medya üyeleri bilgi almak amaçlı o civarı açlar ki.
Şu an hâlâ süren toplantıda güvenlik birimleri, insansız uçak (drone) alarmı verdiler. Okumaya devam et

Sınır kapıları “yüz kayıt” kameralarıyla donatılıyor

Sınır kapıları “yüz kayıt” kameralarıyla donatılıyor

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, hudut kapılarında güvenlik önlemlerinin artırılması ve kanun dışı hudut geçişleriyle mücadele alanında gümrük kapılarını surat kayıt kameralarıyla donatıyor.
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, yaptığı bildiride, hudut güvenliğinin artırılması amacıyla öncelikle İran, Irak ve Suriye gümrük kapılarında “yüz kayıt sistemi” kurduklarını iletti.
Sistem yardımıyla hudut kapısından iştirak eden bireylerin yüzlerinin yüksek çözünürlüğe sahip kameralarla kayıt altına alındığını ifade eden Tüfenkci, “Ocak 2016 tarihinden bu yana hizmet vermeye başlayan surat kayıt sistemi yardımıyla gümrük kapılarımızda birbirini izleyen farklı kontrol noktaları üstünde kişilerin surat imajları yüksek görüntü çözünürlüğüne sahip kameralarla 7/24 kayıt altına alınmakta. Bu kayıtlar, Gümrük Muhafaza Kaçakçılık İstihbarat birimlerimiz enbaşta olmak üzere, öbür kolluk kuvvetleri ve hukuki makamlar amacıyla kalifiye bir araştırma ve takip mekanizması sağlamaktadır.” diye konuştu.
Sistemin kaçakçılık ve kanun dışı geçişlerin yanında terörle maçta de gösterişli neticeler sağlayacağına dikkati çeken Tüfenkci, şu şekilde konuştu: Okumaya devam et

Değişen okur ve yepyeni gazetecilik

Değişen okur ve yepyeni gazetecilik

DİJİTAL dönemin okurlarının, eskiyen okurlardan tamamıyla çeşitli meydana geldiği çoğalış malum bir gerçek.
Nasıl ki alıcı değiştiğinde eskiyen sattığı üründe hiçbir değişim yapmayan işadamı iflas edecekse, okuyucunun değiştiği belliyken ürettiğimiz içeriklerde sunuş değişikliği yapmamak da benzer şekilde bir intihardır.
Gazeteciliğe eskiyen alıştığımız benzeri aynı ritimde devam edemeyiz.
“İçeriği ben oluşturdum, hemen okuyucu gelsin okusun”dersek gelmediklerini göreceğiz.
Yeni dönemin gazeteciliği yazı oluştuğunda bitmiyor, asıl iş ondan ardından başlıyor.
“O muhtevası ne türlü sunacağız, hangi yollardan dağıtacağız, okuyucuyu ne türlü ek olarak etkin duruma getireceğiz, onlar amaçlı toplumsal basında neler yapabiliriz?” benzeri suallere bulacağımız yepyeni cevaplarla yapılıyor çoğalış gazetecilik. Okumaya devam et

Dijital çağda siyaset

Dijital çağda siyaset

Doğal olarak hepimizin kafasında Ülkemiz politikasi var, şayet ben bu sabah Amerikan politikasi irtibatlı bir konudan bahsedeceğim.
Konu bize hiç de başka, uzak değil.
Çünkü dijital çağda seçmenlerin politikasi ne türlü izlediklerinin bir dökümü inşa edildi ve meydana çıkan trendlerin Ülkemiz’yi de yakından ilgilendireceğine inanıyorum.
Business Insider Intelligence, Pew Research Center’a, Amerika’da yepyeni başlayan Amerikan Başkanlığı tercih yarışını kişilerin hangi kaynaklardan seyrettiklerini sordurmuş.
Seçmen kitlesi de üç ana gruba ayrılmış.
BABY BOOMER KUŞAĞI: İkinci Hayat Savaşı’ndan ardından 1946 ile 1964 aralarında doğanlar.
X KUŞAĞI: 1960′lı seneler ile 1980′lerin en başında doğan insanlardan meydana gelen nesil bu.
MILLENNIALS: 1980′ler başıyla 2 binli senelere civarı doğan insanlar.
Buna yönelik neticeler şöyle: Okumaya devam et

Antibiyotik şişmanlatıyor

Antibiyotik şişmanlatıyor

Televizyon ana haberinin akışında bir sürü da mühim değilmiş benzeri aşağı sıralarda verilen bir bilgi, benim natürel olarak dikkatimi çekti.
Habere yönelik lüzumsuz yere antibiyotik kullanılması, çocuklarda obeziteye ne sebeple olabiliyormuş.
Evet, ben de duyar duymaz “Ne ilgisi var”dedim, ama ardından anlaşıldı ki antibiyotikler birey beyninin yeme içme kısmını tertip eden kimyasalları etkiliyormuş.
Bu kimyasallar pek antibiyotik kullanılmasıyla dengesizleşince bilhassa çocuklarda yeme içme fazlalaşıyormuş. Bu vaziyetin da obeziteye katkısının hayli pek meydana geldiği iddia ediliyor.
Amerikan televizyonunda bu bilgi pek mühim değilmiş benzeri verildi. Zira bu ülkede hekim reçete yazmadan antibiyotik alıp kullanmak olası değil. Okumaya devam et