KİLİSEDE ALMAN GELENEĞİ

KİLİSEDE ALMAN GELENEĞİ

Köln Kardinali Joachim Meisner’in üstadı meydana gelen ve Vatikan’ın senelerce en mühim teoloğu kabul edilen Papa 16. Benedict, “Kardinal Joseph Ratzinger” meydana geldiği yıllarda “Grand Inquisitor”, başka bir deyişle “Büyük Enkizisyoncu” unvanıyla işte bu kuruluşun başındaydı! Resmî misyonu “Katolik dünyasında ibadetin esaslarıyla ahlâkı korumak” idi ve görevleri aralarında Hristiyan dünyasının inanç olarak kabul etmediği Müslümanlık ile vakte uyumlu biçimde uğraş etmek de vardı. Hattâ belki hatırlarsınız, Kardinal Ratzinger 2004′te “Çoğunluğu Müslüman meydana gelen Okumaya devam et

KİM DÜŞÜNDÜ, BİLMİYORUZ


KİM DÜŞÜNDÜ, BİLMİYORUZ

Ülkemiz’nin Suriye hududu bu metnin sekizinci maddesinde kaba biçimde çizilmiş, hudut çizgisinin detayları ise sonraya bırakılmıştı ve Süleyman Şah’ın türbesinin “Ülkemiz’nin malı” meydana geldiği da benzer metnin dokuzuncu maddesinde yeralmıştı.
Ankara’da varılan mutabakat metni, o tarihten altı ay öncesinde Moskova’da yapılmış bulunan önce sulh anlaşmasının sonrasında Ülkemiz’nin 2. diplomatik başarısı oluyordu!
Süleyman Şah’ın o yıllarda Caber Kalesi’nin eteklerinde yer alan kabirinin protokol metnine alınmasını, başka bir deyişle “Türk toprağı” olarak onay edilmesini kimin düşündüğünü bilmiyorum ve bugüne civarı bu konuyla alakalı tam bilgiye sahip olana da rastlamadım! Konunun detayları protokol öncesinde yapılmış bulunan müzakerelerin zabıtlarında Okumaya devam et

KAYNAĞI KURUTMAK

KAYNAĞI KURUTMAK

Mesele yalnızca edepsizlikten ibaret değil, uygun fiyat tarafı da var: Edep, hayâ ve sorumluluk kavramlarından nasibini alamamış bir güruh çevreye hakaret ve küfür yağdırıyor ve onlar bu haltı ederlerken birileri sizlere yapılmış olan hakaretlerin üzerinden ücret kazanıyorlar! İnternetteki polemik sitelerinden birçoğunun dünya kaynağı meydana gelen reklâm, çoğalış aşağılayıcı ifadelerden, hakaretlerden ve küfürlerden sağlanıyor ve bu garip trafiğin vasıtası da siz oluyorsunuz! Okumaya devam et

BÖYLE BİR SEHPA YOKTUR

BÖYLE BİR SEHPA YOKTUR

Şimdi de, Türk Tarih Kurumu’nda şuanki meydana geldiği ve mensuplarının istifa etmek üzere yer aldıkları “Ermeni Masası” iddiasına geleyim:
Kurum’da 1915 vakaları üstünde personel, soykırım iddialarıyla uğraş etmekle memur meydana gelen ve bu adı kullanan bu şekilde bir sehpa zamanında vardı şayet birden çok yıldan buyana yok, çünkü tehcir ile ilgili iş vazifesi Tarih Kurumu’ndan alındı ve devletin bir yabancı birimine verildi. Kurum’da şu anda “Ermeni Masası” adlı bir sehpa, seksiyon, kısım, şube, vesaire yer almıyor ve bu şekilde bir sehpa meydana gelmediği amaçlı “istifaların cepte olması” gibisinden bir birşey de sözkonusu değil! Okumaya devam et

Ayının kalbi

Ayının kalbi

Hayata 1947′de artık 45 yaşında iken veda ettiğinde ardında bizzat tiplemeleri meydana gelen “Amcabey”, “Dalkavuk”, “Solomon” ve “Efruz Bey” benzeri unutulmaz karakterler bıraktı.
Hele “Yeni Zengin” tiplemesi…
“Yeni Zengin”, savaş yıllarında her çeşitli işe girip bol ücret kazanmış, servet sahibi olmuş bir görgüsüzdü şayet karısı ondan da beterdi.
Cemal Nadir’in unutamadığım bir “Yeni Zengin” karikatürü vardır: Hani bildiğimiz muz 1980′lere civarı varlıklı ailelerin meyvesi idi ve yalnızca kışları yer alır, yaz aylarında “muz” diye herhangi birşey düş dahi edilemez, o aylarda kestanasıl pırasa da olmazdı ya… Cemal Nadir o karikatürü muz üst kısmına kurmuştu. Sıcaktan bunaldıkları Okumaya devam et

Çengelköy’deki Vahideddin Efendi Köşkleri’nin belgeli hakikat öyküsü

Çengelköy’deki Vahideddin Efendi Köşkleri’nin belgeli hakikat öyküsü

Üzerinde bir zamanlar Üçüncü Selim zamanından kalma binaların yer aldığı, saray kuyumcularının ve şehzadelerin kullandığı köşklerin yeraldığı ve hemen yıkılıp garip bir duruma sunulan Çengelköy’deki köşklerde neler neler yaşanmıştı…
Çengelköy’de birden çok yil öncesine civarı eskilerin deyimi ile “âsûde” bir mekân meydana gelen Vahideddin Köşkleri’nin yer aldığı arazide hemen cumhurbaşkanlığı aracılığıyla kullanılacağı söylenen ama eskisi ile hiçbir alâkası mevcut olmayan yeni binalar yükseliyor. İşte, köşklerin ve arazinin tamamı birçok meçhul birden çok yüzyıllık hakikat öyküsü… Okumaya devam et

İT GİRİP LORD ÇIKACAKLAR


İT GİRİP LORD ÇIKACAKLAR

İngiliz hapishanelerinde hayatın ne türlü geçtiğini en azından filmlerde görmüşsünüzdür! Adalet Bakanı Grayling’in “korkaklar” dediği ama klavyenin başına geçtiklerinde mitolojik kahraman kesilen sanal serseriler içeride 2 yil kaldıkları halde ne türlü “lord”, “kont” yahut “prens” hâlini alırlar, kimbilir!
Söz bu sabah İngiltere’den açılmışken, Londra’nın toplumsal medyasında geçtiğimiz gün meydana gelen küfürsüz ve güzel bir hadiseyi de nakledeyim:
Kraliçe Elizabeth, Londra Bilim Müzesi’nin yepyeni bir galerisinin açılışını yaptıktan ardından “bizzat” yaşamının önce tweetini atmış. “Dünyanın e-mail gönderen önce hükümdarı”unvanını taşıyan Kraliçe tweetinde “Bilim Müzesi’nin Okumaya devam et

Millî Kütüphane’nin açtığı yaraya merhem olacak bir liste

Millî Kütüphane’nin açtığı yaraya merhem olacak bir liste

MİLLÎ Kütüphane’nin plânladığı tıpkıbasım cinayetinden, başka bir deyişle bir takım elyazmalarının “tıpkıbasım” adı altında berbat edilmesi hazırlıklarından geçtiğimiz gün bahsetmiştim…
Kültür Bakanlığı taammüden işlenmek üzere meydana gelen bu biyolojik kırımı şu an amaçlı durdurdu ve toplantılar, araştırmalar, soruşturmalar, sorgu-sual faslı başladı…
İş askıya alındı ya, Bakanlık şimdi İstanbul’daki elyazması kitap birimlerine “Abdülkadir Meragî’nin tıpkıbasıma lâyık eserlerinin neler olduğunu”soruyor…
Abdülkadir’in kim meydana geldiğini, bilmeyenler amaçlı kısacası söyleyeyim: 1350′li yıllar ile 1435 içinde yaşamıştır, Timur’un başmüzisyenidir ve Şark-İslam Musikisi’nin en mühim üstadlarındandır. Okumaya devam et

DİLEKÇE BİLE VERMİŞTİ

DİLEKÇE BİLE VERMİŞTİ

Napolyon Bonapart, 1795 Ağustos’unda artık 26 yaşında çocuk bir tuğgeneral iken, âmirlerinden Ülkemiz’de vazife yapabilmek amaçlı müsaade istemiş. Sebep olarak “Rusya ile Avusturya’nın ilişkileri bozuldu, bu biçimde bir dönemde Türk silahlı gücünün güçlendirilmesi gerekir”demiş ama müracaatı Fransız makamları aracılığıyla “Memlekete ek olarak kocaman hizmetlerde bulunabileceği”düşünülerek reddedilmiş ve Ülkemiz’ye gitmemesi amaçlı Napolyon’un rütbesini yükseltmişler! Bonapart, Zinkeisen’in eserinde yeralan günlüğünün 30 Ağustos 1795 tarihindeki sayfasında elyazısıyla ve kendisinden üçüncü şahıs halinde söz ederken şu biçimde diyor:
Rusya İmparatoriçesi ile Avusturya arasındaki ilişkiler giderek mukassi bir döneme girdi. Bu Biçimde bir gelişmeden Okumaya devam et

DİN ÜST KıSMıNA PROPAGANDA

DİN ÜST KıSMıNA PROPAGANDA

İkinci Meşrutiyet’in bu önce seçimi panayır havasında yaşanacak ama 4 yil ardından, 1912′de yapılmış olan seçimler, tarihlere “sopalı seçim”diye geçecekti. İttihadçılar inanç ve yürek hürriyetini en güzel biçimde kendilerinin sağlayacağını söylerlerken muhalifler, İttihadçılar’ı dinsizlikle suçluyor ama milletin dini duygularına dayanarak oy istek etmek, her parti amaçlı ana slogan hâline geliyordu…
İttihad ve Terakki’ye karşıt görüşlü kim varsa 1912′de Hürriyet ve İtilâf Fırkası’nda toplanmıştı. Hürriyet ve İtilafçılar da propagandalarında milletin dinî duygularından yararlanmaya çalışıp İttihadçılar’ı dinsizlikle ve kâfirlikle suçluyorlardı. Okumaya devam et